Cerrahi tedavi uygulanan üreteropelvik bileşke darlıkları: Bir yaş üstü olgularda on yıllık deneyimimiz

Author:

Year-Number: 2002-Cilt: 16- Sayı: 1
Number of pages: 41-46
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışmanın amacı üreteropelvik bileşke darlığı nedeniyle tedavi edilen olguları değerlendirerek hastalık ile ilgili semptom, tanı yöntemleri, tedavi ve izlem kriterlerini araştırmaktır. YÖNTEM ve GEREÇLER: Olgular yaş, cins, eşlik eden anomali ve hastalıklar, semptomatoloji, tanı yöntemleri, tedavi, postoperatif izlem ve sonuçlar açısından geriye dönük olarak değerlendirilmiştir. BULGULAR: Otuzdört olgu erkektir. En sık saptanan semptomlar karın veya yan ağrısı ile idrar yolu enfeksiyonudur. Ürolityazis en sık eşlik eden hastalıktır. Ellibir hastanın çekilen intravenöz ürografi tetkikinde çeşitli derecelerde hidronefroz, ipsilateral üreterin görüntülenememesi ve afonksiyone renal üniteler gibi görüntüler alınmıştır. Otuzyedi hastaya MAG3 ve DTPA sintigrafisi tetkikleri yapılmış ve ameliyat öncesi ve sonrası dönemde obstrüktif bulgular elde edilmiştir. DMSA sintigrafisinde 6 olguda renal skar saptanmıştır. Otuz olguda çekilen miksiyosisto-üretrografi incelemesinde iki olguda evre 3 vezikoüreteral reflü saptanmıştır. Dismembered pyeloplasti en sık kullanılan ameliyat yöntemi olmuştur (37 renal ünite). Dört olguda nefrektomi yapılmıştır. Ameliyat sonrasında idrar yolu enfeksiyonu en sık saptanan bulgu iken, iki hasta darlığın tekrarı nedeniyle yeniden opere edilmişlerdir. On yıla uzayan izlem süresinde hiçbir olguda nefrektomi gerektirecek bozulma olmamıştır. TARTIŞMA ve SONUÇ: Büyük çocuklarda daha çok karın ağrısı ve yineleyen idrar yolu enfeksiyonu ile karşımıza çıkan ve ürolityazis sıklığı ile dikkatimizi çeken semptomatik üreteropelvik bileşke darlıklarında uygun cerrahi yöntemler ile başarılı sonuçlar almak mümkündür. Ancak bazı olgularda cerrahi tedaviye karşın yineliyen idrar yolu enfeksiyonları görüleceği unutulmamalıdır. Bu gibi durumlarda profilaksiyi sürdürmekte yarar vardır.

Keywords

Abstract

INTRODUCTION: The aim of this study is to evaluate the patients treated for ureteropelvic junction obstruction and to investigate the symptomatology, diagnostic, treatment and follow up criteria. METHODS: The patients were retrospectively evaluated in regard to age, sex, associated anomalies and diseases, symptoms, diagnostic methods, treatment, postoperative follow up and outcome. RESULTS: 34 of them were boys. The most frequent symptoms were abdominal or loin pain and urinary tract infection. Urolithiasis was the most common associated disease. In intravenous urography of 51 patients, hydronephrosis, nonvisualisation of the ipsilateral ureter, and non-functioning renal units were observed. DTPA and MAG3 renal scintigraphy, performed in 37 patients, gave us information about the obstructive states of the renal units before and after the operation. Six patients had renal scarring on DMSA scintigraphy. Grade 3 vesicoureteral reflux was identified in voiding cystourethrographies of 2 patients out of 30. Dismembered type of pyeloplasty was the most common surgical method (37 renal units). Four patients underwent nephrectomy. Urinary tract infection was the most common symptom in the postoperative period and two patients were operated for recurrence of the disease. No patient underwent nephrectomy in the follow up period of 10 years. DISCUSSION AND CONCLUSION: It is possible to obtain successfull results with appropriate operative procedures in UPJO, which frequently present with abdominal pain and recurrent urinary tract infections in older children. Hovewer recurrent urinary tractus infections could be encountered in some cases in spite surgicall theraphy. It is acceotable to continue prophylaxis in these conditions.

Keywords